8 MART' A YAKLAŞIRKEN...

ALİ YILMAZ

2 Mart 2020 Pazartesi 23:23

8 MART' A YAKLAŞIRKEN...

8 MART' A YAKLAŞIRKEN...

Merhaba Sevgili Hedef 67 okurları yeni bir yazımla daha sizlerleyim.

Biz kadınları hiç sevmedik!

Saçlarını sevdik, hele bir de sarışınsa daha çok sevdik

Ağızlarını sevdik, hele bir de şehvetli ve dolgun ise daha çok sevdik.

Göğüslerini sevdik…

Bacaklarını sevdik, hele bir de sütun gibiyse bayıldık.

Kalçalarını sevdik…

Gerçekten güzel vücutlu ve “çıtırsa” daha çok sevdik…

 

Yolda, arabada, televizyonda, internette onlara hep “baktık”

Her yerlerine iyice ve dikkatle baktık.

Pek iyi görememiş olacağız ki bir daha baktık.

Bir daha ve bir daha…

Kadınların her yerlerine baktık ama gözlerine ya hiç bakmadık ya da baktığımızda çok geç olmuştu…

 

Biz kadınlara çok dokunduk! Onlar istese de istemese de dokunduk.

Son yıllarda dini motiflerden güç bulanlarımız oldu.

 

AMA ONLAR HEP SUSTULAR.

 

Eh! Yozlaşan toplum ve geç gelen hatta hiç gelmeyen adalet olunca da 13-14 yaşındaki çocuklara bile dokunmaya başladık! Sapık damgası yemeyi göze alanlar bile şaşırdı çünkü sapık diye haykıran ne kadar azdı!

 Ama onlar hep sustular. Çünkü konuşsalar kimse inanmazdı. “kim bilir neler yaptın ki sana tacizde ya da tecavüzde bulundu amcan ya da komşun” bu da sana ders olsun, türünden tepkiler görecekti.

 Hal böyleyken kabul edelim biz kadınları kullanmayı çok sevdik. Evde, işte, siyasette, okulda kısacası her yerde…

 Parti kongrelerinde sözde liderler konuşurken arka fonda 3-4 kadın vardı hep. Onlardan vitrin yaptık, imaj yaptık. Başörtülü, normal türbanlı, modern türbanlı ve türbansız…

 "Cennet anaların ayakları altında" diye diye büyütüldük ama anaları hep ayaklarımız altında çiğnedik, ezdik, tepikledik…

 Bu ülkede kadın olmanın ne kadar zor olduğunu biz erkekler bilemeyiz. Çünkü artık konuşmuyorlar, konuşamıyorlar, konuşturulmuyorlar.

 Bu ülkenin kurucusu Atatürk 1930’lu yıllarda Türk kadınına dünyadaki birçok çağdaş ülkeden önceden hak ettiği hakları verdiğinde umutlanmıştık. Çünkü o Atatürk’tü ve Kurtuluş Savaşında bebeğinin kundağında mermi taşıyan anayı ya da cephede erkeği ile göğüs göğüse savaşan bacısını unutmamıştı. İhanet edemezdi ve etmemişti de. Ama biz ihanet ettik.!!!

 

Çünkü kadın yok oluyor, yok ediliyor…

Benim annem, kız kardeşim, sevgili kızım yok oluyor…

 

Ölüyü yakmayacak kadar dindar,

Diriyi canlı canlı yakacak kadar müslümanız...

ÖZGECAN ASLAN'I DA UNUTMADIM...

Yorumlar
  • Zeynep bılge
    17 Mayıs 2020 Pazar 15:03

    Ne guzel dedin... Oluyu yakmayacak kadar dindar Dırıyı canlı canlı yakacak kadar muslumanız